Ameller ve davranışlar üzerindeki Ubudiyetin etkileri : Birinci olarak 1

Ameller ve davranışlar üzerindeki Ubudiyetin etkileri : Birinci olarak 1

Ameller ve davranışlar üzerindeki Ubudiyetin etkileri : Birinci olarak, Fert üzerindeki özel etkileri

Temizlik

Hz. Peygamber şöyle buyurdu: &" Temizlik, imanın yarısıdır &" (Müslim).

Allah’ın tevhidi, Mümini temizliğe en büyüksevk edendir. O yüzden Allah temizliği sever. Allah şöyle buyurdu:{Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri de sever} [Bakara:222]

Hz. Peygamber(sav) şöyle buyurdu: &" Temizlik, İmanın yarısıdır &" (Müslim)

İşte temizlik imanın bir parçasıdır. Çünkü temizlik, imanın çeşitlerinden en mühimidir ve Allah, temizliği bütün çeşitleriyle sever, ister manevi temizlik olsun ister maddi.

1-Manevi temizlik: Nefsin günah ve şirkten temizlenmesi demektir. Bu da ancak tevbe ile ve kalbin şirk, şüphe, haset, nefret ve kibirden arındırılmasıyla gerçekleşebilir. Ayrıca bu temizlenme ancak Allah’a ihlaslı olmakla, hayrı sevmekle, sabretmekle, tevazu göstermekle, sadık olmakla ve Allah’ın rızasınıistemekle gerçekleşir.

2-Maddî temizlik: Maddî ve hükmî pisliği gidermek demektir: Habesi (necaseti/maddî kirliliği) temizlemek: Temiz suyla elbisede, vücutta, yerde veya bunların hükmünde olan şeylerdeki necaseti gidermeklegerçekleşir.

Hadesi (hükmî kirliliği) giderme: Bununla kastedilen: Namaz kılabilmek, Kur’an’ı okuyabilmek, Kâbe’yi tavaf edebilmek vesaire ibadetler yapabilmek için; abdest almak, gusül etmek ve teyemmümyapmak demektir.

Namaz:

Kul ile Allah arasındaki bağ olan namaz daTevhit tecelli eder. Namazda kul itaatini, sevgisini ve teslimiyetini Allah’a ilan eder. İşte bu yüzden namaz, şehadet kelimelerini getirmekten sonra İslam’ın en büyük şartıdır. Namaz, dinin direği ve Yakin’in (bir şeyi vakıa mutabık olarak İtikad-ı sahih üzere şüphesiz bilmenin) ışığıdır. Namaz kılarken nefis iyileşir, ferahlar ve kalp mutmain olur. Namaz, kötülükten alıkoyar ve günahlara kefaret olur. Namaz, özel bir vakitte yapılan özel bir amel olup, tekbirle başlayan selamla sona eren bir ibadettir

Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &" Namaz bir nurdur &" (Beyhaki)

Namazı terk eden ve (farz olduğunu) inkâr eden, Allah’a ve Resul’üne inanmamış ve Kur’an’ı inkâr etmiş olur. Bu davranış, imanı nefyeder. Fakat namazın farz olduğunu kabul edip de tembellikten dolayı onu terk edene gelince;o kendini büyük bir tehlikeye atmış olur, onun için bir ceza vardır. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &" Adamla şirk ve küfür arasında namazı terki vardır &" (Müslim)

Ve bazıları dediler ki: ‘’Namazı terk etmek bir küfürdür, fakat en büyük küfür değildir’’. Her neyse, namazı terk etmek ya dinden çıkaran bir küfür yada hiç olmasa da büyük günahlardan bir tanesidir.

Namazın büyük etkileri vardır. Bunlardan bazıları:

1-Hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah şöyle buyurdu: {Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah&"ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.} [Ankebut: 45]

2-Şehadet getirmekten sonra, en faziletli ameldir. Nitekim İbni Mesud radıyallahu anh şöyle dedi: &" ’Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem&"e: Hangi ameller daha faziletlidir? diye sordum. &" Vaktinde kılınan namaz &" buyurdu.Sonra hangisi? dedim. &" Ana babaya iyilik etmek &" cevabını verdi. Daha sonra hangisidir? diye sordum. &" Allah yolunda cihâd etmektir &" buyurdular.’ &" (Müslim)

İşte namaz, kulu Rabbine yaklaştıran en güzel ameldir.

3-Namaz, günahları siler. Câbir radıyallahu anh&"den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: &" Beş vakit namazın benzeri, sizden birinizin kapısı önünden akıp giden ve her gün içinde beş defa yıkandığı bol sulu bir ırmak gibidir. &" (Müslim)

4-Namaz, sahibi için dünyada ve ahirette bir nurdur. Bunun hakkında Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: &"Her kim onu (namazı) muhafaza ederse kıyamet günü onun için bir nur, bir delil ve kurtuluş sebebi vardır. Her kim de onu muhafaza etmezse onun için ne bir nur, ne delil ne de kurtuluş sebebi vardır. Kıyamet günü o, Kârûn, Firavun, Hâman ve Ubey ibni Halef ile birlikte haşrolur &"(Ahmed)

Hz. Peygamber (sav) şöyle de buyurdular: &" Namaz bir nurdur &" (Beyhaki)

5-Allah, namaz sayesinde kulun derecelerini yükseltir ve hatalarını siler. Nitekim Resûlullah’ın azadlı kölesi olan Ebû Abdullah (veya Ebû Abdurrahman) Sevbân radıyallahu’ndan rivayet edildiğine göre o &" Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim &" demiştir: &" Çok secde etmeye bak! Zira senin Allah için yaptığın her secde karşılığında Allah seni bir derece yükseltir ve bir hatânı siler. &" (Müslim)

6-Namaz, Peygamber (sav) ile beraber Cennete girmeye en büyük vesiledir. Rabia b. Ka’b el-Eslemi radıyallahu anh’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: &" Ben Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte gecelerdim. O’na abdest suyunu ve diğer ihtiyaçlarını getirirdim. Bir gün bana: Benden bir şey iste!dedi. Ben de: Cennette senin yanında olmak isterim!dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: Bundan başka bir isteğin var mı? diye sordu. Ben: Tek isteğim budur!dedim. Bunun üzerine (Hz. Fahr-i Cihan): O halde, çok secde etmekle bana yardımcı ol!dedi &" (Müslim)

Namaz, güçlü olan Allah’la zayıf olan kul arasında bir bağdır. Namaz sayesinde zayıf olan kul, Allah’tan güç alarak güçlenir. Namaz sayesinde de kul, Allah’a hamd eder ve kalbini O’na bağlar. Bu da namazın en önemli hedeflerindendir. Allah celle celalühu şöyle buyurdu: {Beni anmak için namaz kıl} [Ta Ha: 14]

Zekât:

Zekât; nefsin, malın ve toplumun temizlenmesi ve artmasıdır.

Nema (artma) ve temizlenmeden: Tevhit eden kulun nefis temizliğidir. Bu temizlik, onu malının zekâtını vermeye ve zekât vererek malını temizlemeye sevk eder. Zekât, zenginlerin mallarındaki fakirlerin veya onların hükmündeolanların hakkı olup Allah rızasını kazanmak, nefsi arındırmak ve muhtaç olanların ihtiyaçlarını gidermek için verilen bir şeydir.

İslam’da zekâtın çok büyük önemi vardır. Zekâtın farz kılınmasındaki hikmeti onun çok büyük bir önem taşıdığına açıkça delalet eder ve bunun hakkında düşünen de bu İslam rüknünün büyük ehemmiyetini ve tesirini görür. Bu tesirlerden bazıları:

1-Nefsi cimrilikten, bencillikten, hasislikten, hırstan temizlemek.

2-Fakirlereyardım etmek ve muhtaç olanların ihtiyacını gidermek.

3-Ümmetin hayatı ve saadetinin sebebi olan toplumsal maslahatı sağlamak.

4-Malların sadece belli kesim veya zenginler arasında dolaşmaması için, zenginlerin veya tüccarların mallarının stok biriktirmesini önlemek.

5-Zekât, toplumu bir aile haline getirir; toplumun içindegüçlü olan zayıf olana, zengin olan da fakir olana şefkat ve merhamet gösterir.

6-Zekât;nefisteki zenginlere karşı kin, nefret ve hasedi giderir.

7-Zekât; hırsızlık, soygun, gasp gibi mali suçları önler.

8-Zekât; malın bereketlenip çoğalmasını sağlar.

Kur’an ve sünnet, zekâtın farz olduğuna açıkça delalet eder. Ayrıca Hz. Peygamber (sav), zekâtınİslam’ın direklerindenolduğunubelirtmiştir. O yüzden zekât, bu dinin 3. şartı olmuştur. Allah şöyle buyurdu: {Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.} [Bakara: 43]

Allah şöyle buyurdu {Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.} [Bakara: 110]

Ve Meşhur olan Cibril hadisinde şöyle geçiyor: &" İslâm; Allah&"tan başka ilâh olmadığına, Muhammed&"in de Allah&"ın Rasulü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve gücün yeterse Beyt&"i hac etmendir &"(Müslim)

ve Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdular: &" İslam beş esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına Muhammed’in, Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucu tutmak &"(Buhari)

İşte bu deliller, Zekâtın İslam’ın rükünlerinden olduğuna ve İslam’ın ancak onunla tamamlanacağına açıkça delalet eder.

Oruç:

Oruç, nefisteİman yetiştirmeninokuludur.

Allah, oruç tutmayı – yani fecir (imsak) vaktinden güneşin batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme ve cinsel arzulargibi orucu bozacak şeylerden uzak durmayı – İslam’ın şartlarından bir tanesi olarak belirledi.Allah şöyle buyurdu: {Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun.} [Bakara: 187]

İmanın ve tevhidin kulun kalbine yerleşmesi, Allah’ın emirlerinin yerine getirilmesinin sebebidir. Allah şöyle buyurdu: {Ey iman edenler! Allah&"a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.} [Bakara: 183]

Tevhid eden kişi, oruç tutmakla mutlu olurve oruç tutmaya koşar. Allah, bir kutsi hadisteşöyle buyurdu: &" Âdemoğlunun her ameli kendisi içindir, oruç ise bundan müstesnadır. O benim içindir, onun karşılığını Ben veririm &" (Buhari)

Orucun insan üzerindeki tesirleri çoktur. Onlardan bazıları:

1-Oruç, Kul ile Allah arasındabir sırdır. Oruçta Allah korkusu tezahür eder, çünkü kul Allah’ın gözetimi altında olduğunu bildiği sürece onun riya yapması imkânsızdır ve bu yüce amaç olmaksızın insanlar eksik kalırlar.

2-Oruç; topluma disiplin, birlik, adalet sevgisi ve eşitliği öğretir, Müminlere merhamet ve ihsan duygusunu kazandırır, ayrıca oruç onları her türlü kötülükten alıkoyar

3-Oruç, sıkıntı içinde kıvranan diğer insanlara acıma ve onlara iyilikte bulunma duygusunu gerektirir. Bu duygu, Müslümanın fakir fukaraya yardım ve ihsan etmesinin sebebi olur, işte böylece Müslümanlar arasında sevgi ve uhuvvet bağı kurulur.

4-Oruç; nefsi kontrol etme, mesuliyet ve meşakkate katlanmada bir tür eğitimdir.

5-Oruç, insanı kötülük yapmaktan ve günah işlemekten korur. Hz. Peygamberimiz(sav) şöyle buyurdular: &" Oruç, bir kalkandır. Sizden birisinin oruç tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesin ve gürültü çıkarmasın. Eğer bir kimse, kendisine, söver yada kavga ederse: &" Ben oruçlu bir kimseyim &" iki kere desin. &" Nefsimi elinde bulunduran Allah&"a yemin ederim ki, oruçlu kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. &" (Kul) Yalnız benim için yemeğini, içeceğini ve şehvetini terk eder &" Oruç benimdir, Mükâfatını (ancak) Ben veririm veher iyilik, on mislinden katlanır. &" (Buhari)

Hac:

Tevhit, hacda tecelli eder. Ayrıca hac sayesindemümin, tevhit kalitesini artırır ve onunla da imanın tadını alır. Hacda, kul Lebbeyk Allahümme Lebbeyk, Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk(Buyur Allah’ım buyur işte sana geldim, buradayım. Senin eşin ve benzerin yoktur) diyerek tevhidini ilan eder, üstelik bunlar haccın bütün işlerinde tekrarlanır. Böylece hacca giden kişi annesinden doğduğu anki gibi günahlardan arınmış olarak döner. Hac; Peygamberimizin (sav) anlattığı ve yaptığı gibi, Hac vaktinde hac yapmayı niyet ederek Beyti Haramı ziyaret etmektir. Hac; Kitap, sünnet ve İcma’nın bildirdiği gibi Allah’tan bir farzdır.

&" Kâbe&"yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında koşmak, şeytan taşlamak ancak Allah&"ı zikretmek için emredildi &" (Ahmed)

Haccın kul üzerindeki etkileri:

1-Hac, günahların ve hataların affedilmesinin sebebidir. Peygamber(sav) şöyle buyurdular: &" Sen İslâmiyet&"in, kendisinden önce yapılanların hepsini sildiğini bilmiyor musun? Aynı şekilde hicret ve hac da kendilerinden önceki yapılanların hepsini siler... &" (Müslim)

2-Hac, Allah’ın emirlerini yerine getirmektir. Hacca giden kişi, ailesini, çoluk çocuğunu bırakıp haç elbisesini giyer ve Allah’ın emrini yerine getirmek için tevhidini ilan eder. Bu da Allah’a en büyük ibadetlerdendir.

3-Hac, Allah rızasını kazanmanın ve Cennete girmenin bir sebebidir. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: &" Mebrûr&"un (kabul edilmiş haccın) karşılığı cennetten başka bir şey olamaz. &" (Müttefekun Aleyh)

4-Hac, bütün Müslümanlar arasındaki eşitlik ve adaletinbir göstergesidir.Arefe gününde, bütün insanlar bir araya gelirken, aralarında hiçbir dünyevi üstünlük geçerli değildir. İşte o anda, üstünlük ancak takvayla ve tevhitledir.

5-Hac esnasında, Müslümanlar arasında tanışma ve yardımlaşma fırsatı olur, bu da ümmetin kalkınmasına ve gelişmesine sebep olur.

6-Hac, tevhide ve ihlasa çağırır, bu sebepten dolayı hacca giden kişinin hayatıhacdan sonra tamamen değişir, tek Allah’ı tevhid edip başkalarını ancak O’nun yoluna davet eder.


Ameller ve davranışlar üzerindeki Ubudiyetin etkileri : İnsanların arasındaki genel etkileri

Tevhidin tesiri, nasıl ki müminin kalbi ve özel davranışları üzerinde tezahür ederse, insanlar arasındaki ilişkisinde ve onlara karşı davranışlarında da tezahür eder. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdular: &" Ben, ahlakı tamamlamak için gönderildim &"(Beyhaki)

Peygamberimiz (sav) iman ve ahlakı birbirine bağlayıp şöyle buyurdu: &" İman bakımından müminlerin en mükemmeli, olan ahlâkça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır. &" (Tirmizî)

İşte Allah&"ın gözetimi (murâkabesi) altında olduğunu bilen kul, insanlara karşı her zaman çok merhametli olur.

Evde ve ailede:

1-Ana baba ile muamele: Muvahhit olan kul, ana babasına çok iyi davranır. Bunun hakkında Allah şöyle buyurdu: {Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara &" öf! &" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. (23) Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: &" Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı. (24) Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır. (25)} [İsra:23-25]

ve yine şöyle buyurdu {Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini emrettik. Şâyet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.} [Ankebut:8]

2-Çocuklarla muamele: Evlatlar dünya hayatının süsüdür. Allah şöyle buyurdu: {Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür.} [kehf:46]

Mümin kalbindeki tevhid, onun evlatlarını güzel terbiye etmeye davet ediyor. Ve Allah, mümin kullarına, kendileri ve aileleri cehennemin ateşinden korumaya davet etti.{Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah&"ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.} [Tahrim:6]

Ayrıca Allah, bu sorumluluğu her çobana (sorumlu olan herkese) yüklemiştir. Peygamber(sav) buyurdular ki: &" Sizin her biriniz bir çobansınız ve her biriniz güttüğünden sorumludur. İslam devlet başkanı bir çobandır, bir erkek aile fertlerinin başında bir çobandır. Kadın kocasının evi ve çocukları üzerinde bir çobandır. Kısaca sizin her biriniz bir çobandır ve her çoban da güttüğünden sorumludur &"(Buhari)

3-Kadına iyi davranmak: Tevhid eden kişi, eşine haklarını verir, Allah’tan korkar ve eşine karşı ona göre davranır. Allah bunun hakkında şöyle buyurdu: {Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır.} [Bakara:228]

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdular: &" Sizin en hayırlınız, ehline karşı en iyi davrananızdır. Ben aileme en iyi olanınızım. &" (Tirmizî)

Birçok kadın Peygamber (sav)’e gelip kocalarından şikâyet ettiklerinde, Peygamberimiz (sav) söyle buyurdular: &" Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olan (iyi davranan)dir. &"(İbn Mace}

4-Kocaya davranmak: Mümin kadının kalbindeki tevhid, onun kocasına iyi davranmasını sağlar ve kocasının hakkını vererek cennete girmesinin nedeni olur. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Kadın, beş vakit namazını kılar, bir aylık orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona: ‘Hangi kapıdan dilersen oradan cennete gir’ denilir. &" (Ahmed)

Allah, kadınlara kocalarından güçleri yetmediği şeyleri istememelerini emretti. Ve Allah şöyle buyurdu: {Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah&"ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.} [Talak: 7]

Ayrıca Allah, kadınlara gereksiz yere, kocasından boşanma istememelerini emretti. Peygamberimiz şöyle buyurdular: &" Herhangi bir kadın, gereksiz yere, kocasından boşanmayı isterse, Cennetin kokusu ona haram olur. &"(Ahmed)

Akrabaya ve komşuya davranmak:

Sıla-i rahim ve komşunun hakları: Allah, kulun tevhidi ve yakınlara karşı muamelesini birbirine bağlayıp şöyle buyurdu: {Allah&"a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.} [Nisa: 36]

ve yine şöyle buyurdu: {Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah&"ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.} [Rum: 36]

Hz peygamber(sav) şöyle buyurdular: &" Kim Allah&"a ve ahiret gününe inanıyorsa komşusuna iyi davransın &" (Müslim)

İşlerde ve insanlara karşı davranışta:

Peygamberimizin (sav) ümmetine necasetten temizlenmeyi öğretip de tevhidi öğretmemesi düşünülemez. Tevhit ise O’nun dediği gibi: &" Bana, &" la ilâhe illallah &" deyinceye kadar, insanlarla savaşmam emredildi &" (Buhari) , işte mal ve kan ne ile korunursa tevhit de odur &"

İmam Malik bin Enes.

Muvahhit olan kulun kalbindeki iman; güzel ahlak, güzel öğütler ve sıdk gibi güzel meyveler verir. Bunlar da Allah’a yaklaştıran en güzel amellerdendir.

1-Güzel ahlak: Allah, Resulünü vasfettiği zaman şöyle buyurdu: {Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.} [Kalem: 4]

Peygamberimiz şöyle buyurdular: &" En çok cennete girdiren şey, Allah&"a karşı takvalı olmak ve güzel ahlaktır &" (Tirmizi)

ve şöyle de buyurdular: &" Allah’a karşı kulların en sevimlisi insanlara en faydalı olanıdır. Amellerin en faziletlisi de bir kimsenin sıkıntısını kaldırarak ya da borcunu ödeyerek ya da açlığını gidererek o mümin kimsenin kalbine sevinç yerleştirmektir. &" Bir Mü&"min kardeşimin ihtiyacını görmek için yürümem bana, şu mescitte (Mescid-i Nebevî&"de) oturup bir ay itikâfa girmekten daha sevimlidir. &" (Taberânî)

2-Sıdk (Doğruluk). Allah şöyle buyurdu: {Ey iman edenler! Allah&"a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.} [Tevbe: 119]

Peygamberimiz şöyle de buyurdu: &" Sıdk insanı birr’e (Allah`ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah`ın indinde Sıddık (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sonunda Allah`ın indinde yalancı diye kaydedilir. &"(Buhari)

ve buyurdular ki: &" Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünden döner, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder &"(Buhari)

3-Aldatmaksızın öğüt vermek &" Allah’ın halka idareci olmayı nasip ettiği kişi, halkı aldatırsa ve bu hal üzerine ölürse, Allah ona Cennete girmeyi haram kılar &"(Müslim)

Resûlullah (sav) çarşıda bir yiyecek yığınına rastlayınca elini yığına daldırıp çıkardı. Parmaklarına rutubet bulaştı. Adama: &" Ey satıcı nedir bu? &" diye çıkıştı. Adam: &" Ey Allah`ın Resulü, yağmur ıslattı, deyince: &" Bu yaşlığı üste getirip, herkesin görmesini sağlayamaz mıydın? Kim bizi aldatırsa o bizden değildir &"(Müslim)