Home /Allah’a iman etmek / İmanın faydaları

İmanın faydaları


İmanın faydaları

Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir 24. Bu ağaç Rabbin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.} [İbrahim: 24-25]

İmanın faydalarından:

1-Gerçek iman; insana huzur verir, psikolojik rahatlığı ve göğsü açıp genişletmeyi kazandırır. Allah şöyle buyurdu: {Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de} [Yunus: 62]

2-Allah’ın müminlere özel maiyetinin tahsil edilmesi. Yani; Allah onları dinsizlikten, karanlıktan çıkarıp imanın aydınlığına kavuşturur.

3-Allah’ın rızasını ve iman edenler için hazırladığı cennetini kazanmak. Allah şöyle buyurdu: {Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti, Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır. } [Tövbe: 72]

4-Allah’ın; dostları, taraftarları ve sevgili müminleri savunması: { Şüphesiz, Allah iman edenleri savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez. } [hac: 38]

Allah’ın müminleri savunmalarından: Allah’ın Hz. Muhammed’i hicretinde ve Allah’ın dostu olan Hz. İbrahim’i ateşe atıldığında savunması.

5-Dinde yücelik ve imamlık. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.} [Secde: 24]

Bu konuda, din imamlarının imamlığından ve Allah’a kesin olarak imanlarından daha güzel bir örnekten söz edilemez. İşte Allah onların isimlerini öyle ölümsüzleştirdi ki, onlar toprak altında yatarken bile geçmişteki şanlı ve parlak izlerini hala ortada kalır. Sahip oldukları şeyler kaybolup gidebilir ama bıraktıkları eserler ve onlar hakkında haberlerhala ayakta kalır.

Allah’a iman, güçlü kimsenin imanına dayandığı gibi, zayıf kimseile Rabbi arasındabir bağdır.

6-Allah’ın müminlere olan sevgisi. Allah şöyle buyurdu: {Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. } [Maide: 54] ,Ve yine şöyle buyurdu: {İnanıp salih işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır. } [Meryem: 96]

7-Dünyadaki ve ahiretteki hoş hayat. Allah şöyle buyurdu: {Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzel ile vereceğiz. } [Nahl: 97] , Hani nerede şu güzel hayat ve mutluluğu arayanlar?

İmansız hayat kesin bir ölümdür…İmansız gözler kördür…İmansız dil dilsizdir…İmansız el felçlidir…

8-Allah’ın mümine olan sevgisi ve müminin de Allah’a olan sevgisi. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. } [Maide: 54]

Yani: Allah onları sever ve onlara insanlar arasında sevgi kazandırır.

9-Allah’ın kerametiyle İman sahiplerine müjde verilir. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Müminleri müjdele.} [Tevbe: 112]

Ve &" Bişare &" (Müjde), ancak büyük olaylarla meydana gelir ki etkisi &" beşere &" yani bütün kainat üzerinde görünür. İşte bu yüzden müjdeye &" bişare &" denir.

Allah’ın rahmetinden, rızasından ve cennetinden daha kıymetli hiçbir şey yoktur. Allah şöyle buyurdu: {İmam edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele.} [Bakara: 25]

10-Sebat’ın sebebi imandır. Allah şöyle buyurdu: {Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, ‘’ İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun’’ dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve ‘’ Allah bize yeter, o ne güzel vekildir! ‘’ dediler. } [Al-İ-İmran: 173]

İşte bu sebat konusunda, tarihin kaydettiği enbiya, sahabe, tabiin ve onların yolunca gidenlerin yaptıkları fedakârlıktan daha güzel bir örnekten söz edilemez.

11-Nasihatlerden faydalanmak. Allah şöyle buyurdu: {Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir. } [Zariyat: 55] , Dini öğüt ve nasihatlerden faydalanan ancak iman sahipleridir.

12-Müminin her halinde hayır bulunur; hayır, müminin darlık ve ferahlık hallerinde ayrılmaz bir parçası olur. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Mü’min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Sadece mü’mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır. &" (İmam Müslim).

dİman, sahibini sıkıntıda sabretmeye, mutlulukta ise şükretmeye götürür.

13-Mü’minin büyük günah işlemekten uzak durması. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Zina eden bir kimse zina yaptığı sırada mü’min olarak zina yapmaz. &" (Buhari)

Bunlar imanın güzel sonuçlarıdır. O zaman nerede şu mutluluk, can rahatlığı ve huzuru arayanlar?

İmanın etkileri

İmanın, mü’min hayatındakietkilerinden bazıları:

Allah’a iman hayattır ve Allah ile yaşamak imandır.

1-Mü’minin günahlardan temizleyen dine sımsıkı bağlanma hırsının artması. Allah şöyle buyurdu: {Aralarında hüküm vermek için Allah’a (kur’an’a) ve Resülüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, ‘’işittik ve iman ettik ‘’ demeleridir. İşte onlar Kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. } [Nur:51]

İşte iman, mü’mini Allah’a ibadet etmeye ve O’na boyun eğmeğe götürür.

Allah şöyle buyurdu:{ Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar. } [Nisa: 165 ]

Hatta iman, bir mü’mini Allah’ın emrine teslim ve rıza olmaya da sevkeder.

2-Allah’ın, kullarını açık ve gizli şirklerinden koruması. Bu bağlamda yardım ve medet Allah’tan başkasından istenilmez, çünkü hayır ve zarar dokunduran yalnız Allah azze ve celle’dir. {Şayet Allah sana bir zarar dokundursa bunu O’ndan başka giderecek yoktur. } [Enam: 17]

( Ey iman edenler iman edin ) Allah onları yüce şanını kendi katında iman etmeye çağırdı.

3-Allah için sevmek ve Allah için büğzetmek, işte bu da imanın en güçlü bağıdır. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Mü’minler ancak kardeştirler. } [Hucurat: 10]

Bu konuda, Ensarların Muhacirlere olan kardeşliğinden, kucak açıp tüm imkânlarıyla onlara yardım etmelerinden daha güzel bir örnekten söz edilemez. Masum olan Peygamber (s a v ) şöyle buyurdular: &" Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana etmiş olamaz. &" (Buhari).

4-Allah yolunda cihat etmekte sabır göstermek ve Allah’ın rızası için elinden geleni yapmak. Allah şöyle buyurdu: {İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. } [Hucurat: 15]

5-Kalpler Allah’a, O’nun sözüne ve katındakileriyle yorumlanır ve mutluluğu bununla hâsıl olur. Onun için Dünya’nın cenneti, iman ve Rahman olana ibadet etmektir ve Allah’ın vadi olan Ahiretteki cenneti dilemesidir. Öyle ki, yorgunlukta, döktüğü terde ve karşılaştığı her nasipte ecrini Allah’tan diler ve bunların amel defterine yazılmasını ister. Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor: {Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah’ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirler öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel (in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını elbette zayi etmez. 120 Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi kat etmezler ki (bunlar), Allah’ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın. 121. } [tevbe: 120-121] , Bütün bunlar buna iman edenlere ve muamelesinde sadık olanlar içindir.

6-Allah ve Resulünün dostluğuna erişmek için, Allah şöyle buyuruyor: {Sizin dostunuz ancak Allah, Resul ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılanlardır. } [Maide: 55]

Allah’ın dostluğu: O’nu sevmek ve dinini savunmak, evliya-u’ Allah’ı sevmek ve ona karşı duranlardan uzak durmaktır ki; Onlar, Allah’ın düşmanıdırlar. Allah şöyle buyuruyor: {Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katında bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinden ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 22} [Mücadele: 22]

Öyle ki Mümin, Allah ve Resulünü ve müminleri dost edinir ve hiç bir zaman kâfirleri dost edinmez. Allah şöyle buyuruyor: {Mü’minler, Mü’minler bırakıp inkârcıları dost edinmesin } [Al-İ-İmran: 28]

7-Güzel ahlaka sahip olmak, Peygamberimizin şöyle buyurduğu naklen sabit kılınmıştır: &" Hayâ ve iman birbirinden ayrılmayan ikiz kardeşlerdir. Biri kalktığı zaman diğeri de kalkar. &" (İmam Beyhaki)

Hayâ hasleti, en güzel ahlaklardandır, Mü’min, Dünyevi varlıkta problemsiz, çelişkisiz ve husumetsiz yaşamak için kardeşlerine karşı güzel bir tavır sergiler, bütün bunlar sadece Mümin olduğu içindir ve bu sadece mümine aittir.

8-Gerçek mutluluk ve psikolojik rahatlık; Kafa rahatlığından ve mutluluktan Mümine sanki dünyanın cennetinde yaşıyormuş gibi bir his verir. Çünkü bir Mümin için tek bir İlah vardır, o da Allah Azze ve Celle’dir, tek bir peygamberi vardır, o da Hz. Muhammed (sav)’dir ve tek bir yolu vardır, O da Allah rızasıdır ve tek hedefi vardır, oda gökle yer genişliğinde ki cennettir.

Sağına ve soluna baktığında, psikolojik kliniklerin hastalarla dolu olduğunu görürsün. Hastaların şikâyetleri, Mutsuzluk, tehlike, endişe, uykusuzluk, takıntılar ve kâbuslar ve kesin bir ifadeyle bilirsin ki bütün bunlar, Allah Celle Celalühü’ne gerçek imandan uzaklaşmanın ve dünyaya güvenip ona asılı kalmanın sebebindendir. Bu durumda maddiyat, manevi boyutunu boşluğa düşürmüştür, oysa her insan manevi boşluğu doldurmaya muhtaçtır. Bu ise ancak Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kaderin hayrına ve şerrine gerçek bir manada iman edip ve buna bağlı kalarak zikrini devam ettirmekle olur.

Çoğu insanlar, fani dünya enkazının peşinden koşarak kalp ilacı, göğüs rahatlığı ve dünya cennetinden yoksun kalmıştır. Ne istediği şeyi gerçekleştirebilmiştir ne de başından beri istediği gibi rahat yaşayabilmiştir.

Manevi boyutunun boşluğu ancak iman ile doldurulur; Çünkü Ruh Allah’tandır ve vücut, Allah’ın topraktan yarattığıdır. Her ne kadar manevi boyutunu doldurursan, o kadar nefsin mutmain ve rahat olup boş işlerden kurtulur ve yükselişe geçer. Ve her ne kadar manevi boyutunu ihmal edersen, nefsin o kadar alçalır ve şehevi hayvan tabiatına dönüşür, sıkıntı ve darlık artar, gözlerinde dünya kararır.

İmanın faydaları

Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir 24. Bu ağaç Rabbin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.} [İbrahim: 24-25]

İmanın faydalarından:

1-Gerçek iman; insana huzur verir, psikolojik rahatlığı ve göğsü açıp genişletmeyi kazandırır. Allah şöyle buyurdu: {Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de} [Yunus: 62]

2-Allah’ın müminlere özel maiyetinin tahsil edilmesi. Yani; Allah onları dinsizlikten, karanlıktan çıkarıp imanın aydınlığına kavuşturur.

3-Allah’ın rızasını ve iman edenler için hazırladığı cennetini kazanmak. Allah şöyle buyurdu: {Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti, Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır. } [Tövbe: 72]

4-Allah’ın; dostları, taraftarları ve sevgili müminleri savunması: { Şüphesiz, Allah iman edenleri savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez. } [hac: 38]

Allah’ın müminleri savunmalarından: Allah’ın Hz. Muhammed’i hicretinde ve Allah’ın dostu olan Hz. İbrahim’i ateşe atıldığında savunması.

5-Dinde yücelik ve imamlık. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.} [Secde: 24]

Bu konuda, din imamlarının imamlığından ve Allah’a kesin olarak imanlarından daha güzel bir örnekten söz edilemez. İşte Allah onların isimlerini öyle ölümsüzleştirdi ki, onlar toprak altında yatarken bile geçmişteki şanlı ve parlak izlerini hala ortada kalır. Sahip oldukları şeyler kaybolup gidebilir ama bıraktıkları eserler ve onlar hakkında haberlerhala ayakta kalır.

Allah’a iman, güçlü kimsenin imanına dayandığı gibi, zayıf kimseile Rabbi arasındabir bağdır.

6-Allah’ın müminlere olan sevgisi. Allah şöyle buyurdu: {Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. } [Maide: 54] ,Ve yine şöyle buyurdu: {İnanıp salih işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır. } [Meryem: 96]

7-Dünyadaki ve ahiretteki hoş hayat. Allah şöyle buyurdu: {Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzel ile vereceğiz. } [Nahl: 97] , Hani nerede şu güzel hayat ve mutluluğu arayanlar?

İmansız hayat kesin bir ölümdür…İmansız gözler kördür…İmansız dil dilsizdir…İmansız el felçlidir…

8-Allah’ın mümine olan sevgisi ve müminin de Allah’a olan sevgisi. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. } [Maide: 54]

Yani: Allah onları sever ve onlara insanlar arasında sevgi kazandırır.

9-Allah’ın kerametiyle İman sahiplerine müjde verilir. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Müminleri müjdele.} [Tevbe: 112]

Ve &" Bişare &" (Müjde), ancak büyük olaylarla meydana gelir ki etkisi &" beşere &" yani bütün kainat üzerinde görünür. İşte bu yüzden müjdeye &" bişare &" denir.

Allah’ın rahmetinden, rızasından ve cennetinden daha kıymetli hiçbir şey yoktur. Allah şöyle buyurdu: {İmam edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele.} [Bakara: 25]

10-Sebat’ın sebebi imandır. Allah şöyle buyurdu: {Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, ‘’ İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun’’ dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve ‘’ Allah bize yeter, o ne güzel vekildir! ‘’ dediler. } [Al-İ-İmran: 173]

İşte bu sebat konusunda, tarihin kaydettiği enbiya, sahabe, tabiin ve onların yolunca gidenlerin yaptıkları fedakârlıktan daha güzel bir örnekten söz edilemez.

11-Nasihatlerden faydalanmak. Allah şöyle buyurdu: {Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir. } [Zariyat: 55] , Dini öğüt ve nasihatlerden faydalanan ancak iman sahipleridir.

12-Müminin her halinde hayır bulunur; hayır, müminin darlık ve ferahlık hallerinde ayrılmaz bir parçası olur. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Mü’min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Sadece mü’mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır. &" (İmam Müslim).

dİman, sahibini sıkıntıda sabretmeye, mutlulukta ise şükretmeye götürür.

13-Mü’minin büyük günah işlemekten uzak durması. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Zina eden bir kimse zina yaptığı sırada mü’min olarak zina yapmaz. &" (Buhari)

Bunlar imanın güzel sonuçlarıdır. O zaman nerede şu mutluluk, can rahatlığı ve huzuru arayanlar?

İmanın etkileri

İmanın, mü’min hayatındakietkilerinden bazıları:

Allah’a iman hayattır ve Allah ile yaşamak imandır.

1-Mü’minin günahlardan temizleyen dine sımsıkı bağlanma hırsının artması. Allah şöyle buyurdu: {Aralarında hüküm vermek için Allah’a (kur’an’a) ve Resülüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, ‘’işittik ve iman ettik ‘’ demeleridir. İşte onlar Kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. } [Nur:51]

İşte iman, mü’mini Allah’a ibadet etmeye ve O’na boyun eğmeğe götürür.

Allah şöyle buyurdu:{ Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar. } [Nisa: 165 ]

Hatta iman, bir mü’mini Allah’ın emrine teslim ve rıza olmaya da sevkeder.

2-Allah’ın, kullarını açık ve gizli şirklerinden koruması. Bu bağlamda yardım ve medet Allah’tan başkasından istenilmez, çünkü hayır ve zarar dokunduran yalnız Allah azze ve celle’dir. {Şayet Allah sana bir zarar dokundursa bunu O’ndan başka giderecek yoktur. } [Enam: 17]

( Ey iman edenler iman edin ) Allah onları yüce şanını kendi katında iman etmeye çağırdı.

3-Allah için sevmek ve Allah için büğzetmek, işte bu da imanın en güçlü bağıdır. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Mü’minler ancak kardeştirler. } [Hucurat: 10]

Bu konuda, Ensarların Muhacirlere olan kardeşliğinden, kucak açıp tüm imkânlarıyla onlara yardım etmelerinden daha güzel bir örnekten söz edilemez. Masum olan Peygamber (s a v ) şöyle buyurdular: &" Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana etmiş olamaz. &" (Buhari).

4-Allah yolunda cihat etmekte sabır göstermek ve Allah’ın rızası için elinden geleni yapmak. Allah şöyle buyurdu: {İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. } [Hucurat: 15]

5-Kalpler Allah’a, O’nun sözüne ve katındakileriyle yorumlanır ve mutluluğu bununla hâsıl olur. Onun için Dünya’nın cenneti, iman ve Rahman olana ibadet etmektir ve Allah’ın vadi olan Ahiretteki cenneti dilemesidir. Öyle ki, yorgunlukta, döktüğü terde ve karşılaştığı her nasipte ecrini Allah’tan diler ve bunların amel defterine yazılmasını ister. Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor: {Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah’ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirler öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel (in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını elbette zayi etmez. 120 Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi kat etmezler ki (bunlar), Allah’ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın. 121. } [tevbe: 120-121] , Bütün bunlar buna iman edenlere ve muamelesinde sadık olanlar içindir.

6-Allah ve Resulünün dostluğuna erişmek için, Allah şöyle buyuruyor: {Sizin dostunuz ancak Allah, Resul ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılanlardır. } [Maide: 55]

Allah’ın dostluğu: O’nu sevmek ve dinini savunmak, evliya-u’ Allah’ı sevmek ve ona karşı duranlardan uzak durmaktır ki; Onlar, Allah’ın düşmanıdırlar. Allah şöyle buyuruyor: {Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katında bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinden ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 22} [Mücadele: 22]

Öyle ki Mümin, Allah ve Resulünü ve müminleri dost edinir ve hiç bir zaman kâfirleri dost edinmez. Allah şöyle buyuruyor: {Mü’minler, Mü’minler bırakıp inkârcıları dost edinmesin } [Al-İ-İmran: 28]

7-Güzel ahlaka sahip olmak, Peygamberimizin şöyle buyurduğu naklen sabit kılınmıştır: &" Hayâ ve iman birbirinden ayrılmayan ikiz kardeşlerdir. Biri kalktığı zaman diğeri de kalkar. &" (İmam Beyhaki)

Hayâ hasleti, en güzel ahlaklardandır, Mü’min, Dünyevi varlıkta problemsiz, çelişkisiz ve husumetsiz yaşamak için kardeşlerine karşı güzel bir tavır sergiler, bütün bunlar sadece Mümin olduğu içindir ve bu sadece mümine aittir.

8-Gerçek mutluluk ve psikolojik rahatlık; Kafa rahatlığından ve mutluluktan Mümine sanki dünyanın cennetinde yaşıyormuş gibi bir his verir. Çünkü bir Mümin için tek bir İlah vardır, o da Allah Azze ve Celle’dir, tek bir peygamberi vardır, o da Hz. Muhammed (sav)’dir ve tek bir yolu vardır, O da Allah rızasıdır ve tek hedefi vardır, oda gökle yer genişliğinde ki cennettir.

Sağına ve soluna baktığında, psikolojik kliniklerin hastalarla dolu olduğunu görürsün. Hastaların şikâyetleri, Mutsuzluk, tehlike, endişe, uykusuzluk, takıntılar ve kâbuslar ve kesin bir ifadeyle bilirsin ki bütün bunlar, Allah Celle Celalühü’ne gerçek imandan uzaklaşmanın ve dünyaya güvenip ona asılı kalmanın sebebindendir. Bu durumda maddiyat, manevi boyutunu boşluğa düşürmüştür, oysa her insan manevi boşluğu doldurmaya muhtaçtır. Bu ise ancak Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kaderin hayrına ve şerrine gerçek bir manada iman edip ve buna bağlı kalarak zikrini devam ettirmekle olur.

Çoğu insanlar, fani dünya enkazının peşinden koşarak kalp ilacı, göğüs rahatlığı ve dünya cennetinden yoksun kalmıştır. Ne istediği şeyi gerçekleştirebilmiştir ne de başından beri istediği gibi rahat yaşayabilmiştir.

Manevi boyutunun boşluğu ancak iman ile doldurulur; Çünkü Ruh Allah’tandır ve vücut, Allah’ın topraktan yarattığıdır. Her ne kadar manevi boyutunu doldurursan, o kadar nefsin mutmain ve rahat olup boş işlerden kurtulur ve yükselişe geçer. Ve her ne kadar manevi boyutunu ihmal edersen, nefsin o kadar alçalır ve şehevi hayvan tabiatına dönüşür, sıkıntı ve darlık artar, gözlerinde dünya kararır.