Home /kendisinden başka ilah olmayan Allah’ı tanı! /‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin fazileti

‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin fazileti


‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin fazileti

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Hadis: ‘’İslam binası beş şey üzerine kurulmuştur. Allah&"tan başka ilah olmadığına, benim Allah&"ın kulu ve elçisi olduğuma şehadet etmen, namazı kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah&"ı haccetmendir &" (Buhari)

‘’La ilahe illallah’’lafzı için, Allah cenneti süsledi ve cehennemi kızgınlaştırdı, bu lafızsayesinde hasenat ve seyyiat pazarıoluşturuldu.

ve Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &" Hadis: &" Benim söylediğim ve benden önceki Peygamber (sav)’in söylediği en hayırlı şey: Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Sadece O vardır. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Saltanat O’nundur. Hertürlü eksiksiz övgüler O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter. &"(Tirmizî)

Ve yine şöyle buyurdu: &" Hadis:Allah&"ın Peygamberi Nuh (Aleyhisselâm)&"ın vefatı yaklaşınca, oğ¬luna dedi ki: Sana &" Lâ İlahe İllallah &" ı emrediyorum;çünkü yedi kat göklerle yedi kat arz eğer bir terazi kefesine ve Lâ İlahe İllallah da diğer bir kefeye konsa, bu tevhit onlara daha ağır basardı.Eğer yedi kat göklerle yedi kat arz, uçsuz bucaksız bir çember olsalar, onları &" Lâ İlahe İllallah &" kelimeleri kırardı. &" (Buhari - Edeb-i Müfret)

‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin fazileti

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Hadis: ‘’İslam binası beş şey üzerine kurulmuştur. Allah&"tan başka ilah olmadığına, benim Allah&"ın kulu ve elçisi olduğuma şehadet etmen, namazı kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah&"ı haccetmendir &" (Buhari)

‘’La ilahe illallah’’lafzı için, Allah cenneti süsledi ve cehennemi kızgınlaştırdı, bu lafızsayesinde hasenat ve seyyiat pazarıoluşturuldu.

ve Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &" Hadis: &" Benim söylediğim ve benden önceki Peygamber (sav)’in söylediği en hayırlı şey: Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Sadece O vardır. O tektir. O’nun ortağı yoktur. Saltanat O’nundur. Hertürlü eksiksiz övgüler O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter. &"(Tirmizî)

Ve yine şöyle buyurdu: &" Hadis:Allah&"ın Peygamberi Nuh (Aleyhisselâm)&"ın vefatı yaklaşınca, oğ¬luna dedi ki: Sana &" Lâ İlahe İllallah &" ı emrediyorum;çünkü yedi kat göklerle yedi kat arz eğer bir terazi kefesine ve Lâ İlahe İllallah da diğer bir kefeye konsa, bu tevhit onlara daha ağır basardı.Eğer yedi kat göklerle yedi kat arz, uçsuz bucaksız bir çember olsalar, onları &" Lâ İlahe İllallah &" kelimeleri kırardı. &" (Buhari - Edeb-i Müfret)

‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin şartları

1-Manasını bilmek: Yani o kelimeyi söyleyen onun manasını bilmeli, ayrıca Allah’tan başkasının Ulûhiyetini nefyetmeli ve Ulûhiyetin sadece Allah azze ve celle’ye ait olduğunu ispat etmek gibi Tevhit kelimesinin kapsadığı manalarını da bilmelidir. {Bil ki Allah&"tan başka hiçbir ilâh yoktur.} [Muhammed: 19]

2-Yakîn (Tereddütsüz ilim) Kalbin,hem Tevhit kelimesi hem de kapsadığı manalar hakkında hiç şüphe duymaması demektir. Allah şöyle buyurdu: {İman edenler ancak, Allah&"a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.} [Hucurat: 15]

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: &" Hadis:Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın resulü olduğuma şehadet ederim. Allah’ın birliğine ve Muhammed’in peygamberliğine şeksiz şüphesiz inanmış olarak Allah’a kavuşan kimse ancak Cennete girer &" (Müslim)

3-La ilahe illallah sözünün gerektirdiği şeyleri, kalbi ve diliyle kabul etmek: Buradaki &" kabul &" den kasıt, &" ret ve kibir &" kelimelerin zıt anlamlarıdır. Allah şöyle buyurdu: {Kur’an:İşte biz suçlulara böyle yaparız Çünkü onlar, kendilerine, &" Allah&"tan başka hiçbir ilah yoktur &" denildiği zaman inanmayıp kibirleniyorlardı.} [ Saffat: 34-35]

Gerçek kulluk, kalbin kulluğu ve ubudiyetidir. Kim kalbiyle kulluk ederse, işte ancak o zaman O’nun kulu olmuş olur.

4-Kelime-i Tevhidin delalet ettiği şeylere uymak. Yani kul, Allah’ın istediği ve sevdiği davranışları yapmalı, istemediği ve sevmediği davranışları da yapmamalıdır. Allah şöyle buyurdu: {Kim iyilik yaparak kendini Allah&"a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah&"a varır.} [Lokman: 22]

5-Sıdk (doğruluk): Yani Kelime-i Tevhidi söyleyen kimse tüm kalbiyle inanmalı,kalbi lisanına uymalıdır demektir.

Allah diyor ki: {İnsanlardan, inanmadıkları halde, &" Allah&"a ve ahiret gününe inandık &" diyenler de vardır. (8) Bunlar Allah&"ı ve mü&"minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.} [Bakara: 8-9]

6-İhlas: Yani kelime-i tevhid ile sadece Allah rızası istenir. Allah şöyle buyurdu: {Hâlbuki onlara, ancak dini Allah&"a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O&"na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.} [Beyyine: 5]

7-Kelime-i tevhidi ve taşıdığı manaları uygulayan herkesi sevmekle beraber bu kelimeye zıt olan şeyleri sevmemek. Allah şöyle buyurdu:{İnsanlar arasında Allah&"ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah&"ı severcesine severler. Mü&"minlerin Allah&"a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir.} [Bakara: 165]

Kalbin, Allah’a karşı sevgisi artmasıyla, kulun Allah’a karşı ubudiyeti ve özgürlüğü artar.

İşte ‘’la ilahe illallah’’ sözünün manası budur. Kurtuluş vesilesi olan tevhit şartları da budur. Hasan Basrî’ye: &" Bazıları, lâ ilâhe illallah diyen Cennete girer! &" diyor, bu işe sen ne diyorsun? &" diye sorulduğunda o, &" Kim onu söyler, hakkını verir ve muhtevasını yaşarsa Cennete girer! &" cevabını vermiştir.

‘’La ilahe illallah’’kelimesi ancak onu söyleyip hakkını ve şartlarını tamamlayan, kapsadığı manalarla amel edene fayda verir. Aksine, onu diliyle kim ifadeetse de, kelimenin hakkını vermediği sürece, ona hiçbir fayda sağlamaz. Ancak söz ile amel bir arada bulununca fayda verir

‘’La ilahe illallah’’ kelimesinin şartları

1-Manasını bilmek: Yani o kelimeyi söyleyen onun manasını bilmeli, ayrıca Allah’tan başkasının Ulûhiyetini nefyetmeli ve Ulûhiyetin sadece Allah azze ve celle’ye ait olduğunu ispat etmek gibi Tevhit kelimesinin kapsadığı manalarını da bilmelidir. {Bil ki Allah&"tan başka hiçbir ilâh yoktur.} [Muhammed: 19]

2-Yakîn (Tereddütsüz ilim) Kalbin,hem Tevhit kelimesi hem de kapsadığı manalar hakkında hiç şüphe duymaması demektir. Allah şöyle buyurdu: {İman edenler ancak, Allah&"a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.} [Hucurat: 15]

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: &" Hadis:Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın resulü olduğuma şehadet ederim. Allah’ın birliğine ve Muhammed’in peygamberliğine şeksiz şüphesiz inanmış olarak Allah’a kavuşan kimse ancak Cennete girer &" (Müslim)

3-La ilahe illallah sözünün gerektirdiği şeyleri, kalbi ve diliyle kabul etmek: Buradaki &" kabul &" den kasıt, &" ret ve kibir &" kelimelerin zıt anlamlarıdır. Allah şöyle buyurdu: {Kur’an:İşte biz suçlulara böyle yaparız Çünkü onlar, kendilerine, &" Allah&"tan başka hiçbir ilah yoktur &" denildiği zaman inanmayıp kibirleniyorlardı.} [ Saffat: 34-35]

Gerçek kulluk, kalbin kulluğu ve ubudiyetidir. Kim kalbiyle kulluk ederse, işte ancak o zaman O’nun kulu olmuş olur.

4-Kelime-i Tevhidin delalet ettiği şeylere uymak. Yani kul, Allah’ın istediği ve sevdiği davranışları yapmalı, istemediği ve sevmediği davranışları da yapmamalıdır. Allah şöyle buyurdu: {Kim iyilik yaparak kendini Allah&"a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah&"a varır.} [Lokman: 22]

5-Sıdk (doğruluk): Yani Kelime-i Tevhidi söyleyen kimse tüm kalbiyle inanmalı,kalbi lisanına uymalıdır demektir.

Allah diyor ki: {İnsanlardan, inanmadıkları halde, &" Allah&"a ve ahiret gününe inandık &" diyenler de vardır. (8) Bunlar Allah&"ı ve mü&"minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.} [Bakara: 8-9]

6-İhlas: Yani kelime-i tevhid ile sadece Allah rızası istenir. Allah şöyle buyurdu: {Hâlbuki onlara, ancak dini Allah&"a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O&"na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.} [Beyyine: 5]

7-Kelime-i tevhidi ve taşıdığı manaları uygulayan herkesi sevmekle beraber bu kelimeye zıt olan şeyleri sevmemek. Allah şöyle buyurdu:{İnsanlar arasında Allah&"ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah&"ı severcesine severler. Mü&"minlerin Allah&"a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir.} [Bakara: 165]

Kalbin, Allah’a karşı sevgisi artmasıyla, kulun Allah’a karşı ubudiyeti ve özgürlüğü artar.

İşte ‘’la ilahe illallah’’ sözünün manası budur. Kurtuluş vesilesi olan tevhit şartları da budur. Hasan Basrî’ye: &" Bazıları, lâ ilâhe illallah diyen Cennete girer! &" diyor, bu işe sen ne diyorsun? &" diye sorulduğunda o, &" Kim onu söyler, hakkını verir ve muhtevasını yaşarsa Cennete girer! &" cevabını vermiştir.

‘’La ilahe illallah’’kelimesi ancak onu söyleyip hakkını ve şartlarını tamamlayan, kapsadığı manalarla amel edene fayda verir. Aksine, onu diliyle kim ifadeetse de, kelimenin hakkını vermediği sürece, ona hiçbir fayda sağlamaz. Ancak söz ile amel bir arada bulununca fayda verir

‘’La ilahe illallah’’ ı ifsat eden etkenler

Allah’a dua etmek ancak O’nun isimleriyle, izin verdiği ve emrettiği dualarla kabulolur. Nitekim Allah şöyle buyurdu:{En güzel isimler Allah&"ındır. O&"na o güzel isimleriyle dua edin ve O&"nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.} [Araf:180]

İmam Ebu Hanife

1-Şirk: (Allah’a ortak koşmak), manası: Büyük Şirk: İşleyeni İslam’dan çıkaran,tövbe etmeden öldüğü takdirdeAllah ’ınaffetmediği şirktir. İşte bu şirk; Rububiyeti, Ubudiyeti, isimleri ve sıfatları konusundaAllah’a ortak koşmaktır. Allah şöyle buyurdu: {Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah&"a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.} [Nisa: 116]

Yine şöyle buyurdu:{Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: Eğer Allah&"a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun. (65) Hayır, yalnız Allah&"a ibadet et ve şükredenlerden ol. (66)} [Zümer: 65-66]

2-Kim Allah Teala’dan başkasına yalvararakşefaat isterse, onlara sığınıp ibadet ederse, o zaman ‘’la ilahe illallah’’ ı ihlal etmiş olur.

3-Kim müşrikleri tekfir etmezse, ya da onların kâfir olduklarından şüphe ederse yahut onların gittikleri yolu tashih ederse, kâfir olmuştur. Çünkü o, böyle bir davranışta bulunmakla, İslam şeriatı hakkında şüphe etmiş olur. Bir de kim Allah’tan başkasına ibadet edenlerinkâfir olduklarından, Yahudilerin, Hristiyanların ve Putperestlerin kâfir olupCehennemegireceklerinden şüphe ederseyahutmüşriklerin gittikleri yollarıve –Kuran’ın delalet ettiği gibi- işleyeni kâfir yapanamelleritashih ederse, kâfir olmuştur.

4-Kim Hz. Peygamber’den (sav) başka yolun Peygamber yolundan daha mükemmel olduğuna ya da başkasının getirdiği hükmün O’nun hükmünden daha iyi olduğuna inanırsa, kâfir olmuştur. Bu, Aşiret kanunları ve geleneklerini İslam şeriatına tercih edenler gibidir. İşte o aşiret kanunlarıyla hükmetmenin caiz olduğunaveyabu kanunların İslam şeriatinedenk olduğuna inanmakda Allah’ı inkâr etmek sayılır. Nitekim Allah şöyle buyurdu: {Allah&"ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.} [ Maide: 44]

Yine şöyle de buyurdu: {Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.} [Nisa: 65]

5-Kim Hz. Peygamber’in(sav) getirdiği bir şeyden buğz ederse, onunla amel etse bile, küfre girmiştir.İşte kimnamazı kıldığı halde ondan buğz ederseküfregirmiştir. Çünkü o, Allah’ın emrettiği şeyi sevmemiş olurçünkü ‘’La ilahe illallah’’ ın şartlarındanbiri: Allah’tan gelen her şeyi sevmektir. Bir de kimHz. Peygamber (sav)’in risalesinden buğz ederse, o zaman Şehadetin anlamını gerçekleşmemiş oldu, çünkü şehadetin gereği Hz. Peygamber (sav)’ın getirdiği şeye teslim olmak ve onu sevmektir.

6-Kim Allah’ın diniyle ya da onun cezası ve mükâfatıyla alay ederse, kâfir olmuştur. Çünkü o, saygı göstermesi gerekenİslam ve şeriatine saygı göstermemiş olur. Allah, bazı insanları –ki mümin idiler- Hz. Peygamber (sav)’le ve sahabeleriyle alay ettiklerinden dolayı, kâfir olarak adlandırmıştır. Onlar dedilerki: Şu bizim Kurrâmız kadar midesine daha düşkün, dili daha yalancı, düşmanla karşılaşma esnasında daha korkak olanını görmedik. Allah onlar hakkında şu ayet indirdi: {Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk &" , derler. De ki: &" Allah&"la, onun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz? (65) Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.} [Tevbe: 65-66]

İşte önceden mümin olmalarına rağmen, Allah onları kâfir olarak hükmetti. Allah şöyle buyurdu:{siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.} [Tevbe:66]

Allah,onları bu ifadelerinden öncemümin olarak kabul ediyordu, fakatbunları alay ve mizah konusu yaptıklarından dolayı Allah onların kâfir olduklarını hükmetti.

7-Sihir (büyü) Büyü, hem bedene hem de ruha tesir edebildiği gibi insanlar arasındaki kavgalara, eşler arasındaki boşanmalara da sebep olabilir. İşte bu da küfrün bir çeşididir. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı.} [Bakara: 102]

Yani: Nasip. Ondan önce de şöyle dedi: {Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme} [Bakara: 102]

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Hadis: (Yedi helâk edici Şeyden kaçının. &" Bunlar nedir yâ Rasûlallah diye sorulunca: &" Allah&"a şirk koşmak; sihir yapmak; Allah&"ın haram kıldığı halde bir kimseyi haksız yere öldürmek; faiz yemek; yetim malı yemek; düşmana hücum anında harpten kaçmak: namuslu, kendi halinde mümin kadınlara zina iftirası atmaktır &" buyurdular. &" (Buhari)

Hz. Peygamber (sav) şöyle de buyurdu: &"Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir. &"[Nisai]

Büyü çeşitlerinden biri: Yeryüzündeki olaylar hakkında, yıldızlar ve burçlara bakarak açıklama yapmak.İbn Abbas’tan gelen rivayete göre, Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: &" Kim yıldızlardan bir ilim iktibas ederse(Yıldızlara bakarak bazı hükümler çıkarırsa), o sihirden bir şube/bölüm almış olur. Yıldızlar ilminden ne kadar fazla alırsa, sihirden o kadar payı fazla olur &" (Beyhaki)

Allah şöyle buyurdu: {Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez} [Ta Ha: 69]

Büyünün başka iki çeşidi: Ayırma ve sevdirme büyüsü, yanibirbirini seven iki kişiyi birbirinden ayırmak veya sevmeyen iki kişiyi birbirine sevdirmek.

Faydalı ilim, sahibini Allah’ın Tevhidine, insanlığa hizmet etmeye ve ihsan etmeye teşvik edendir. Zararlı ilim ise, kulun Allah’a ortak koşmasına ve insanlığa zarar vermesine yol açan ilimdir.

8-Müslümanlara karşı müşrikleri dost edip, onlara yardım etmek. Bu da Allah’ın ayetindeki zikredilen &" dost edinme &" dir: Kurân: {Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır.} [Maide:51]

Tevellî ile Muvâlâtkelimeleri aynı anlamda değildir. Çünkü Muvâlât (dost edinmek) demek: meylederek dost etmek ve sevmektir. Büyük günahlardan bir tanesi olmakla beraber küfürden sayılmaz. Tevellî (yandaş edinmek) ise, Müslümanlara karşı müşriklere yardım etmektir. Münafıkların yaptığı gibidir. Kim ki dünyevi menfaat için müşrikleri veli edinirse, bilsin ki, kendisi çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır.

9-Kim Hz. Peygamber (sav)’in şeriatından çıkabileceğini düşünürse, küfre girer. Çünkü Hz. Peygamber (sav)’ın gönderilmesiyle beraber gelen İslamşeriatı, diğer bütün dinlerin şeriatını kapsamış ve nesh etmiştir. Allah sadece İslam’ı din olarak kabul eder. Allah şöyle buyurdu: {Şüphesiz Allah katında din İslam&"dır.} [ Ali İmran:19]

Yine şöyle buyurdu: {Kim İslam&"dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (85)} [Ali İmran: 85]

Ve yine şöyle buyurdu: {De ki: Eğer Allah&"ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (31) De ki: Allah&"a ve Peygamber&"e itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.} [Ali İmran: 31-32]

Hz. Peygamber(sav) şöyle buyurdular: &" Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu ümmetten Yahudi olsun Hristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur. &" (Müslim)

Bunun örneği: Bazı cahillerin sandığı gibi, evliyaların Peygamber (sav)’e uymaktan sorumlu olmamalarıdır. Hâlbukibu,küfre girmek ve İslam dininden çıkmaktır.

Kalp; Allah’a rağbet etmeyip O’na yönelmezse ve Onun dışındakilerden yüz çevirmezse, müşrik olmuştur.

10-Kim Allah’ın dininden bir şeyi reddedip onunla amel etmezse, kâfir olmuştur. Her kim Allah’ın şeriatıyla amel etmezse,İslam’a çağrıldığı zaman yüzünü çevirip reddederse yada İslam’ı öğrenip de amel etmeyi ve kabul etmeyi reddederse küfre girmiştir.

İlim bir ağaç gibidir; güzel ahlak, salih amel veiyi huynetice verir. Cahillik ise; kötü ahlak ve kötü huy gibi çürük meyve veren ağaca benziyor

Bu şehadet bozanların hükmü;ciddi ya da şaka olsun, korkak ya da alaycı olsun herkese geçerlidir. Ancak, tehdit altında zorlananlar hariçtir. Onlar dilleriyle düşmanın istediği şeyleri söyleyebilirler. Nitekim Allah şöyle buyurdu:{zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah&"ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara } [Nahl: 106]

Kim küfre girmesi için zorlanırsafakat daha sonra kendirızasıylaküfürde kalırsa, kâfir olmuş olur. Çünkü o öylece göğsünü küfre açmış oldu. Bir de kim bunu sadece kendini ölüm tehlikesinden kurtulmak amacıyla yaparsa, kalbi inkâr ederse, küfre girmekten kurtulmuş olur. Nitekim Allahşöyle buyurdu: {Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır.} [Ali İmran: 28]

‘’La ilahe illallah’’ ı ifsat eden etkenler

Allah’a dua etmek ancak O’nun isimleriyle, izin verdiği ve emrettiği dualarla kabulolur. Nitekim Allah şöyle buyurdu:{En güzel isimler Allah&"ındır. O&"na o güzel isimleriyle dua edin ve O&"nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.} [Araf:180]

İmam Ebu Hanife

1-Şirk: (Allah’a ortak koşmak), manası: Büyük Şirk: İşleyeni İslam’dan çıkaran,tövbe etmeden öldüğü takdirdeAllah ’ınaffetmediği şirktir. İşte bu şirk; Rububiyeti, Ubudiyeti, isimleri ve sıfatları konusundaAllah’a ortak koşmaktır. Allah şöyle buyurdu: {Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah&"a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.} [Nisa: 116]

Yine şöyle buyurdu:{Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: Eğer Allah&"a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun. (65) Hayır, yalnız Allah&"a ibadet et ve şükredenlerden ol. (66)} [Zümer: 65-66]

2-Kim Allah Teala’dan başkasına yalvararakşefaat isterse, onlara sığınıp ibadet ederse, o zaman ‘’la ilahe illallah’’ ı ihlal etmiş olur.

3-Kim müşrikleri tekfir etmezse, ya da onların kâfir olduklarından şüphe ederse yahut onların gittikleri yolu tashih ederse, kâfir olmuştur. Çünkü o, böyle bir davranışta bulunmakla, İslam şeriatı hakkında şüphe etmiş olur. Bir de kim Allah’tan başkasına ibadet edenlerinkâfir olduklarından, Yahudilerin, Hristiyanların ve Putperestlerin kâfir olupCehennemegireceklerinden şüphe ederseyahutmüşriklerin gittikleri yollarıve –Kuran’ın delalet ettiği gibi- işleyeni kâfir yapanamelleritashih ederse, kâfir olmuştur.

4-Kim Hz. Peygamber’den (sav) başka yolun Peygamber yolundan daha mükemmel olduğuna ya da başkasının getirdiği hükmün O’nun hükmünden daha iyi olduğuna inanırsa, kâfir olmuştur. Bu, Aşiret kanunları ve geleneklerini İslam şeriatına tercih edenler gibidir. İşte o aşiret kanunlarıyla hükmetmenin caiz olduğunaveyabu kanunların İslam şeriatinedenk olduğuna inanmakda Allah’ı inkâr etmek sayılır. Nitekim Allah şöyle buyurdu: {Allah&"ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.} [ Maide: 44]

Yine şöyle de buyurdu: {Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.} [Nisa: 65]

5-Kim Hz. Peygamber’in(sav) getirdiği bir şeyden buğz ederse, onunla amel etse bile, küfre girmiştir.İşte kimnamazı kıldığı halde ondan buğz ederseküfregirmiştir. Çünkü o, Allah’ın emrettiği şeyi sevmemiş olurçünkü ‘’La ilahe illallah’’ ın şartlarındanbiri: Allah’tan gelen her şeyi sevmektir. Bir de kimHz. Peygamber (sav)’in risalesinden buğz ederse, o zaman Şehadetin anlamını gerçekleşmemiş oldu, çünkü şehadetin gereği Hz. Peygamber (sav)’ın getirdiği şeye teslim olmak ve onu sevmektir.

6-Kim Allah’ın diniyle ya da onun cezası ve mükâfatıyla alay ederse, kâfir olmuştur. Çünkü o, saygı göstermesi gerekenİslam ve şeriatine saygı göstermemiş olur. Allah, bazı insanları –ki mümin idiler- Hz. Peygamber (sav)’le ve sahabeleriyle alay ettiklerinden dolayı, kâfir olarak adlandırmıştır. Onlar dedilerki: Şu bizim Kurrâmız kadar midesine daha düşkün, dili daha yalancı, düşmanla karşılaşma esnasında daha korkak olanını görmedik. Allah onlar hakkında şu ayet indirdi: {Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk &" , derler. De ki: &" Allah&"la, onun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz? (65) Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.} [Tevbe: 65-66]

İşte önceden mümin olmalarına rağmen, Allah onları kâfir olarak hükmetti. Allah şöyle buyurdu:{siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.} [Tevbe:66]

Allah,onları bu ifadelerinden öncemümin olarak kabul ediyordu, fakatbunları alay ve mizah konusu yaptıklarından dolayı Allah onların kâfir olduklarını hükmetti.

7-Sihir (büyü) Büyü, hem bedene hem de ruha tesir edebildiği gibi insanlar arasındaki kavgalara, eşler arasındaki boşanmalara da sebep olabilir. İşte bu da küfrün bir çeşididir. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: {Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı.} [Bakara: 102]

Yani: Nasip. Ondan önce de şöyle dedi: {Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme} [Bakara: 102]

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: &" Hadis: (Yedi helâk edici Şeyden kaçının. &" Bunlar nedir yâ Rasûlallah diye sorulunca: &" Allah&"a şirk koşmak; sihir yapmak; Allah&"ın haram kıldığı halde bir kimseyi haksız yere öldürmek; faiz yemek; yetim malı yemek; düşmana hücum anında harpten kaçmak: namuslu, kendi halinde mümin kadınlara zina iftirası atmaktır &" buyurdular. &" (Buhari)

Hz. Peygamber (sav) şöyle de buyurdu: &"Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir. &"[Nisai]

Büyü çeşitlerinden biri: Yeryüzündeki olaylar hakkında, yıldızlar ve burçlara bakarak açıklama yapmak.İbn Abbas’tan gelen rivayete göre, Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: &" Kim yıldızlardan bir ilim iktibas ederse(Yıldızlara bakarak bazı hükümler çıkarırsa), o sihirden bir şube/bölüm almış olur. Yıldızlar ilminden ne kadar fazla alırsa, sihirden o kadar payı fazla olur &" (Beyhaki)

Allah şöyle buyurdu: {Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez} [Ta Ha: 69]

Büyünün başka iki çeşidi: Ayırma ve sevdirme büyüsü, yanibirbirini seven iki kişiyi birbirinden ayırmak veya sevmeyen iki kişiyi birbirine sevdirmek.

Faydalı ilim, sahibini Allah’ın Tevhidine, insanlığa hizmet etmeye ve ihsan etmeye teşvik edendir. Zararlı ilim ise, kulun Allah’a ortak koşmasına ve insanlığa zarar vermesine yol açan ilimdir.

8-Müslümanlara karşı müşrikleri dost edip, onlara yardım etmek. Bu da Allah’ın ayetindeki zikredilen &" dost edinme &" dir: Kurân: {Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır.} [Maide:51]

Tevellî ile Muvâlâtkelimeleri aynı anlamda değildir. Çünkü Muvâlât (dost edinmek) demek: meylederek dost etmek ve sevmektir. Büyük günahlardan bir tanesi olmakla beraber küfürden sayılmaz. Tevellî (yandaş edinmek) ise, Müslümanlara karşı müşriklere yardım etmektir. Münafıkların yaptığı gibidir. Kim ki dünyevi menfaat için müşrikleri veli edinirse, bilsin ki, kendisi çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır.

9-Kim Hz. Peygamber (sav)’in şeriatından çıkabileceğini düşünürse, küfre girer. Çünkü Hz. Peygamber (sav)’ın gönderilmesiyle beraber gelen İslamşeriatı, diğer bütün dinlerin şeriatını kapsamış ve nesh etmiştir. Allah sadece İslam’ı din olarak kabul eder. Allah şöyle buyurdu: {Şüphesiz Allah katında din İslam&"dır.} [ Ali İmran:19]

Yine şöyle buyurdu: {Kim İslam&"dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (85)} [Ali İmran: 85]

Ve yine şöyle buyurdu: {De ki: Eğer Allah&"ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (31) De ki: Allah&"a ve Peygamber&"e itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.} [Ali İmran: 31-32]

Hz. Peygamber(sav) şöyle buyurdular: &" Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu ümmetten Yahudi olsun Hristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur. &" (Müslim)

Bunun örneği: Bazı cahillerin sandığı gibi, evliyaların Peygamber (sav)’e uymaktan sorumlu olmamalarıdır. Hâlbukibu,küfre girmek ve İslam dininden çıkmaktır.

Kalp; Allah’a rağbet etmeyip O’na yönelmezse ve Onun dışındakilerden yüz çevirmezse, müşrik olmuştur.

10-Kim Allah’ın dininden bir şeyi reddedip onunla amel etmezse, kâfir olmuştur. Her kim Allah’ın şeriatıyla amel etmezse,İslam’a çağrıldığı zaman yüzünü çevirip reddederse yada İslam’ı öğrenip de amel etmeyi ve kabul etmeyi reddederse küfre girmiştir.

İlim bir ağaç gibidir; güzel ahlak, salih amel veiyi huynetice verir. Cahillik ise; kötü ahlak ve kötü huy gibi çürük meyve veren ağaca benziyor

Bu şehadet bozanların hükmü;ciddi ya da şaka olsun, korkak ya da alaycı olsun herkese geçerlidir. Ancak, tehdit altında zorlananlar hariçtir. Onlar dilleriyle düşmanın istediği şeyleri söyleyebilirler. Nitekim Allah şöyle buyurdu:{zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah&"ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara } [Nahl: 106]

Kim küfre girmesi için zorlanırsafakat daha sonra kendirızasıylaküfürde kalırsa, kâfir olmuş olur. Çünkü o öylece göğsünü küfre açmış oldu. Bir de kim bunu sadece kendini ölüm tehlikesinden kurtulmak amacıyla yaparsa, kalbi inkâr ederse, küfre girmekten kurtulmuş olur. Nitekim Allahşöyle buyurdu: {Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır.} [Ali İmran: 28]